MÜSİAD Başkanı Asmalı: "2024'ü Sembolik Faiz İndirimiyle Kapatalım"
MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı, CNBC-e'de yaptığı açıklamalarda faiz indirimi, enflasyonla mücadele ve asgari ücret tartışmalarına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı, Türkiye’de yüksek faiz oranlarının iş dünyası üzerindeki etkisine dikkat çekerek, enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Asmalı konuyla ilgili "7-8 aydır yüzde 50 faizle iş yapmak son derece maliyetli. Piyasada bu durum yoğun şekilde hissediliyor. İş insanları olarak faiz indiriminin başladığı günleri görmek istiyoruz," dedi.
Sembolik Faiz İndirimi Çağrısı
Asmalı, 2024’ün sembolik de olsa bir faiz indirimiyle kapatılmasını önererek, bunun toplumsal ve psikolojik etkilerinin olumlu olacağını vurguladı. Enflasyonla mücadelede yapısal reformların önemine işaret eden Asmalı, 2025’in reform yılı ilan edilmesi gerektiğini söyleyerek "Yapısal reformları hayata geçirmekte geç kalıyoruz. Para politikasına bağlı bir enflasyon düşüşü başarılı olamıyor. Hukuk, Ar-Ge ve yerli üretim teşvikleriyle desteklenen kapsamlı reformlar şart." dedi.
Asgari ücret tartışmalarına da değinen Asmalı, kira fiyatlarının hanehalkı üzerindeki etkisinin altını çizdi. Büyükşehirlerde mevcut asgari ücretle geçinmenin zorluğuna dikkat çeken Asmalı, "Türkiye'de maaşların yetmemesinin temel sebeplerinden biri kira. Hanehalkının harcamalarının yüzde 50’den fazlası konut, enerji ve gıdaya gidiyor. Büyükşehirlerde, asgari ücretlinin bütün gelirini kiraya vermesi gibi bir tablo oluşuyor." diyerek duruma dikkatçetki.
Asgari ücret artışında beklenen enflasyon üzerine refah payı eklenmesi gerektiğini savunan Asmalı, şu önerilerde bulundu:
Geçen yılın enflasyonu ile beklenen enflasyon arasında bir korelasyon kurularak adil bir oran belirlenebilir.
Çalışanların alım gücünü korumak için ek sosyal yardımlar sağlanabilir.
Asgari ücret artışının mavi ve beyaz yakalılar dahil tüm çalışan gruplarına yansıtılması gerektiği belirtildi.
Mahmut Asmalı’nın konuşmasında öne çıkan bir diğer vurgu, 2025’in reform yılı ilan edilmesi gerektiği oldu. Teknolojik yatırımlar, yerli üretim teşvikleri ve hukuk alanındaki düzenlemelerin ekonomik istikrarın sağlanmasında önemli rol oynayacağını ifade etti.